Kastamonu

Kastamonu Jandarma Alay Komutanlığı'nda 331. kısa dönem olarak aralık 2009'da başladığım vazifem 17 mayıs 2010 itibariyle nihayet sona erdi. Kastamonu coğrafi konumu itibariyle zorunda olanların ulaşacağı "kuş uçmaz kervan geçmez" bir konumda. Öyle ki ulaşım için şehre gelen otobüslerin ilk durağı da son durağı da Kastamonu.
Hal böyle olunca "yaşamak zorunda olanların yaşadığı", "sağı kale solu kule ortası b.klu dere" şeklinde tabir edilen ama bence anadolunun şirin bir kenti Kastamonu. Eşsiz doğası , Ilgaz Dağlarında kışı, cide sahillerinde yazıyla övgüyü hakedecek bir kent.

Aslında ben askere gelmeden 3 ay önce yazın Doğu Karadeniz turuna çıktığımda Gideros, Cide, Şenpazar, Küre, İnebolu ve Çatalzeytin güzergahıyla hem sahilinde hem de küre dağlarında bulunmuştum. Hatta dönüşte Samsun'dan Tosya'ya geçip gece Ilgaz'da konaklamıştım da. Tabii nereden bilebilirdim ki askerlik boyunca şehrin her noktasına ayak basacağımı?

Acemilik, Gölköy vs. derken usta birliğimde Kastamonu İl Jandarma Alay Komutanımız Kd. Alb. Mehmet AKGÜN'ün emrinde "Haberci" olarak görevlendirildim. Bu sayede de neredeyse tüm ilçelerini görme fırsatı buldum Kastamonu'nun. Aklımda kalan şeyleri şöyle bir düşündüğümde Tarihi Kastamonu Konakları, Ilgaz, Cide, Küre, Karaçomak deresi, kendine has mutfağı ve "işyeri açılışları" nı (bunun nedenini ileride açıklayacağım) sayabilirim.

Kastamonu Osmanlı döneminde Sancak olmasına ve çevre illerin tamamını kontrol etmesine karşın cumhuriyet döneminde bu önemini hızla kaybetmiş. Elin parmaklarını geçmeyecek sayıda girişimci tarafından kazandırılan tesis ve fabrikalr dışında pek bir gelişmişlik emaresi maalesef yok. İldeki çok saıda bölge müdürlükleri sayesinde kent biraz da memur şehri aslında. Şehir halkı umudunu yeni yeni gelişen üniversiteye ve 10 yıldır açılması beklenen havaalanında son günlerde yaşanan gelişmelere bağlamış durumda.

Şehre ilk geldiğinizde upuzun bir yolda, karaçomak deresi kenarında kurulmuş bir kentle karşılaşıyorsunuz. Öyle ki, dere kenarında iki koldan uzanan plevne caddesine çıkan sokaklar en fazla 2 yada 3 ara sokakla son buluyor. Şehir merkezi de Valilik, Rıfat Ilgaz Kültür Merkezi, Kastamonu Üniversitesi Rektörlüğü ve Jandrma Tesislerinin çevrelerdiği Şerife Bacı Anıtının yeraldığı kent meydanı. Burada yüzünüzü Valilik Binasına çevirirseniz karşı tepede saat kulesini görebilirsiniz.Kentin iki simgesinden biri olan saat kulesi, diğer simgesi Tarihi Kastamonu Kalesi'ne bakar. Bu iki aşıklar şehrin en yüksek tepelerindedir ve onları karaçomak deresi ayırmaktadır. Şehir de işte bu iki simgenin tam arasında doğmuş ve kuzey güney yönlerinde çizgi gibi büyümüş. Kent meydanın hemen karşısında Tarihi Nasrullah Camii yeralıyor. Camii, külliyesi ve avlusu ile gayet ihtişamlı bir yapı.
KASTAMONU'DA ÖNEMLİ TARİHİ YERLER
KASTAMONU SAAT KULESİ
Kastamonu Hükümet Konağı'nın arkasındaki, şehrin doğusunda bulunan yamaç üzerindeki Saat Kulesi'ni Kastamonu Valilerinden Abdurrahman Nureddin Paşa 1884-1885 yıllarında yaptırmış ve saatini de Avrupa'dan getirtmiştir. Saat Kulesi kare bir kaide üzerinde 12 m. yüksekliğindedir. Açık sarı ve açık yeşil renkte kesme taştan yapılmıştır. Yuvarlak kemerli bir kapı ile içerisine girilen kule, içten iki katlıdır. Dört yöne de yuvarlak ve geniş pencereler açılmıştır. Katlar arası dışarıya taşkın silmelerle belirlenmiştir. Kulenin ikinci katında bulunan saatin malzemeleri ve onun üzerinde de çanı bulunmaktadır. Kulenin üzeri piramidal bir külahla örtülmüştür.

NASRULLAH CAMİİ
II. Beyazıt döneminde 1506 yılında 1506 yılında zamanın kadısı Nasrullah Kadı tarafından inşa edilen caminin üzerini örten dokuz adet kubbe, altı tane her kenarı 160 cm olan kare şekilli dört köşe paye üzerinde duran kemerlere bindirilmiştir. Caminin iç duvarlarını rengarenk süsleyen esma - ül Hüsna, hülefa - i raşidin ve aşere- i mübeşşere yazıları ihtişamın yanına zerafeti, heybetin yanına inceliği nakşetmiştir. Yazıların büyük çoğunluğu Kastamonu` nun değerli hattatlarından Ahmet Şevki Efendi` nin kalemine yansıyan sanatın eseridir. Cami, kubbe gövdesinde bulunanlar da dahil 40 adet pencere ile ışık almaktadır. Kuzey - batı köşesinde bulunan tek şerefeli minarenin tamamı kesme taştan yapılmıştır. Caminin banisi olan Nasrullah Kadı, Karamanlı müderris Yakup Efendi` nin oğludur. Kadı ve müderristir. İstanbul` un değişik medreselerinde müderrislik, Diyarbakır, Manisa ve Belgrad diyarlarında da kadılık yapmıştır. Gelibolu’nun şehir köyü beldesi kendisine arpalık olarak verilmiştir. Hemen caminin yanında bir tablo güzelliğiyle endamını sergileyen şadırvan da cami ile aynı tarihte inşa edilmiştir.

KASTAMONU KALESİ
Kastamonu' nun en önemli tarihi miraslarından birisi olan Kale, Kommenler Hanedanı zamanında 12. yüzyıl içersinde Türklerin Bölgeye yaptıkları akınlar neticesinde yapılmıştır. Kalenin alt yapısı Ortaçağ Son Dönem Bizans mimari özelliğini taşırken; günümüze kadar ulaşan kısmı Beylikler döneminde esaslı tamirattan geçirilmiştir. 112 metre yükseklikteki tabi tepenin üzerinde yer alan kale; güneyden kuzeye 155 metre, doğudan batıya 30 - 50 metre genişliğindedir. Yapısı taş ve harçtır. Aralarda ahşap hatıllar da kullanılmış olup 15 büyük kule ve burç ile güvenlik sistemi desteklenmiştir. Kalenin orta kısmındaki dehliz şeklinde merdivenli yol, Kale Kapısı mevkiinden dış surlara ulaşmaktadır. Bu dehliz hem kale dışından erzak malzeme alımını sağlayan, hem de bir kuşatma esnasında halkın barındığı bir mekan olarak kullanılmıştır. Günümüzde üstü demir parmaklıkla örtülen bu dehlizin ziyarete açılması ile Kastamonu turizmine de önemli bir materyal kazandırılmış olacaktır. 2005 yılı içersinde Kastamonu Belediye Başkanlığı tarafından restorasyon ve onarımı yapılmıştır.

KASTAMONU'DA NE YENİR NE İÇİLİR?
Öncelikle şehrin çekme helva, Taşköprü sarmısağı ve Tosya Pirinci ile meşhur olduğunu hatırlatmakta fayda var. Kaastamonu mutfağı çok ama çok zengin ancak bu tadları deneyebileceğiniz yer sayısı maalesef çok az. Şehirle hiç alakası olmamasına rağmen sağda solda tantuni fast food dükkanlarına rastlayacaksınız, şaşırmayın. Kahvaltı için tavsiyem kentin ılgaz istikametindeki Aşiyan Konağı. Bu konağı sevgili arkadaşım Ozan sayesinde keşfettim ve serpme kahvaltısına, bahçesine bayıldım.

Yöresel yemekler konusunda Kastamonu Valiliği tarafından hazırlatılan "Ağız Tadıyla Kastamonu Mutfağı" kitabı mükemmel bir kaynak eser. İçerisinde çorbalar, et ve tavuk yemekleri, hamur işleri, pilavlar, sebze yemekleri, tatlılar ve reçeller başlıklarında yüzlerce tarif mevcut. Ben özellikle etli ekmeği, ekşili pilavı, bandurmayı, Muhalamayı ve ecevit çorbasını tavsiye ederim.
Etli ekmek, kent merkezinde Etli Restoran'da yenebilir. Alternatif yerler de var ancak sakın herhangi bir kafe vs.'de yemeyin, muhtemelen size çiğ börek türevi, bol soğanlı bir hamur işi yedireceklerdir.
Yöresel yemekler için Küre'deki Ecevit Konağı iyi bir adres. Ama kent merkezinde yemeği planlıyorsanız tercihiniz Nasrullah Camii Külliyesinde yeralan restoranlar olabilir. Ayrıca restore edilerek hizmete açılmış birkaç konak ta gerçekten leziz alternatiflerden. Eflanili Konağı bu konuda iyi seçim olabilir. Tavsiye edeceğim menü ise; Ecevit Çorbası, Yoğurtlu Yaprak Sarma, Bandurma, Elma Suyu (tamamen organik ve şok lezzetli) ve tatlı olarak da Deli Oğlan Sarığı olabilir.
KASTAMONU'DA NEREDE KONAKLANIR?
Kastamonu'da konaklamak için en iyi seçenekler hiç şüphesiz tarihi konaklar. Son dönemde restore edilerek hizmete açılan tesisler ve iletişim bilgiler;
SİNANBEY KONAĞI
OTEL & RESTAURANT
Sinanbey Parkı Arkası Cami Karşısı KASTAMONU
Tel :(0.366) 212 60 21- 212 62 10
Fax:(0.366) 214 41 71
OSMANLI SARAYI
Belediye Caddesi No: 71 KASTAMONU
Tel :(0.366) 214 84 08 – 214 84 09
Fax:(0.366) 214 84 10
TOPRAKÇILAR KONAKLARI
(Özel-Butik-Otel) KASTAMONU
Tel :(0.366) 212 18 12-13

“Siz sırrı çözmek değil, kandırılmak istiyorsunuz.” 